Mamografide Şüpheli Bir Bulguyla Karşılaşıldığında Süreç Nasıl İlerler?

Mamografide şüpheli bir bulgu görülmesi kanser tanısı anlamına gelmez. Ek mamografi görüntülerinden ultrason ve biyopsiye kadar, değerlendirme sürecinin nasıl ilerlediğini ve BI-RADS sonucunun ne ifade ettiğini öğrenin.

Blog image
Blog image

Mamografi sonrasında yeniden değerlendirme için çağrılmak veya raporda “ileri inceleme önerilir” ifadesini görmek doğal olarak endişe yaratabilir. Özellikle ilk kez böyle bir sonuçla karşılaşan kadınların aklına çoğunlukla aynı soru gelir: “Mamografimde şüpheli bir bulgu varsa bu kanser olduğum anlamına mı geliyor?”

Hayır. Mamografide şüpheli veya daha ayrıntılı değerlendirilmesi gereken bir bulgu görülmesi, tek başına meme kanseri tanısı anlamına gelmez.

Mamografi bir görüntüleme yöntemidir. Radyolog, inceleme sırasında meme dokusunda daha yakından değerlendirilmesi gereken bir alan fark edebilir. Bunun nedeni bir kitle, asimetri, mikrokalsifikasyonlar veya meme dokusundaki yapısal bir değişiklik olabilir. Bazen de görüntünün teknik özellikleri nedeniyle belirli bir bölgenin ek görüntülerle yeniden incelenmesi gerekir.

Bu aşamada amaç mümkün olduğunca hızlı bir şekilde “kanser var” ya da “kanser yok” demek değil; görülen bulgunun ne olduğunu sistematik biçimde açıklığa kavuşturmaktır.

Peki ilk mamografiden sonra süreç nasıl ilerler?

Mamografide “şüpheli bulgu” ne demektir?

Mamografi görüntüleri meme radyolojisi konusunda deneyimli bir radyolog tarafından değerlendirilirken yalnızca belirgin kitleler araştırılmaz.

Meme dokusunun genel yapısı, iki meme arasındaki farklılıklar, önceki görüntülerle karşılaştırıldığında ortaya çıkan değişiklikler, kitleler, yapısal bozulmalar ve kalsifikasyonlar gibi birçok özellik incelenir.

Radyolog bu değerlendirme sırasında normal meme dokusundan farklı görünen bir alan saptayabilir.

Ancak “farklı” veya “şüpheli” görünmek ile kanser olmak aynı şey değildir.

Örneğin memedeki normal dokular mamografi sırasında üst üste gelerek gerçekte bulunmayan bir yoğunluk oluşturabilir. İyi huylu bir kist veya fibroadenom da mamografide kitle görünümüne neden olabilir.

Benzer şekilde memedeki kalsifikasyonların büyük bölümü iyi huyludur. Bununla birlikte belirli şekil ve dağılım özelliklerine sahip mikrokalsifikasyonlar daha ayrıntılı değerlendirme gerektirebilir.

Radyoloğun görevi bu farklılıkları ayırt etmek ve gerektiğinde bir sonraki görüntüleme adımını belirlemektir.

Tarama mamografisinden sonra tekrar çağrılmak ne anlama gelir?

Tarama mamografisi, herhangi bir şikâyeti olmayan kadınlarda meme kanserinin erken bulgularını araştırmak amacıyla yapılır.

Tarama sırasında radyolog daha yakından incelenmesi gereken bir alan görürse hasta tanısal değerlendirme için yeniden çağrılabilir.

Bu durum özellikle ilk mamografisini yaptıran kadınlarda görülebilir. Çünkü radyoloğun karşılaştırabileceği eski görüntüler bulunmadığında, kişinin normal meme yapısının zaman içerisinde değişip değişmediğini değerlendirmek mümkün olmayabilir.

Önceki mamografi görüntülerinin bulunması bu nedenle oldukça değerlidir.

Örneğin yeni mamografide görülen bir yoğunluğun beş yıldır değişmeden bulunduğunun anlaşılması ile aynı alanın ilk kez ortaya çıkmış olması farklı şekilde değerlendirilebilir.

Bu nedenle mamografi yaptırırken mümkünse daha önceki incelemelerinizi ve raporlarınızı yeni merkeze ulaştırmanız yararlı olabilir.

İkinci aşamada ek mamografi görüntüleri alınabilir

Mamografide belirli bir alanın daha ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğinde ilk adımlardan biri ek mamografi görüntülerinin alınması olabilir.

Standart tarama mamografisinde memenin belirli açılardan görüntüleri elde edilir. Tanısal mamografide ise radyoloğun değerlendirmek istediği bölgeye yönelik farklı teknikler kullanılabilir.

Örneğin belirli bir alan daha yakından görüntülenebilir veya dokuların üst üste binmesini azaltmak amacıyla farklı açılardan ek görüntüler alınabilir.

Mikrokalsifikasyonların değerlendirilmesinde büyütme görüntülerinden yararlanılabilir.

Bazı merkezlerde dijital meme tomosentezi, halk arasında bilinen adıyla 3D mamografi, meme dokusunun farklı kesitler halinde değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Bu ek görüntüler sonucunda ilk mamografide şüpheli görünen alanın aslında normal meme dokularının üst üste gelmesinden kaynaklandığı anlaşılabilir. Böyle bir durumda başka bir işleme ihtiyaç kalmayabilir.

Neden ultrasonografi istenir?

Mamografide görülen bazı bulguların karakterini anlamak için meme ultrasonografisi yapılabilir.

Ultrasonografi özellikle bir oluşumun sıvı içerikli mi yoksa katı mı olduğunu değerlendirmede oldukça yararlıdır.

Örneğin mamografide yuvarlak bir kitle görüldüğünü düşünelim. Bu alan ultrasonografi ile değerlendirildiğinde basit bir meme kisti olduğu anlaşılabilir. Basit kistler iyi huylu oluşumlardır ve görüntüleme özellikleri tipik olduğunda çoğu zaman ileri bir işleme ihtiyaç duyulmaz.

Katı bir oluşum saptandığında ise kitlenin şekli, sınırları, yönelimi ve iç yapısı gibi özellikler ayrıntılı şekilde değerlendirilir.

Ultrasonografi ayrıca mamografide görülen belirli bir alanın gerçek zamanlı olarak incelenmesini sağlar.

Ancak ultrasonografi mamografinin yerine geçen bir yöntem değildir. Özellikle mikrokalsifikasyonlar gibi bazı bulgular mamografide çok daha iyi değerlendirilebilir.

Bu nedenle iki yöntem çoğu zaman birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır.

BI-RADS nedir ve sonuç neden önemlidir?

Meme görüntüleme raporlarında sık karşılaşabileceğiniz ifadelerden biri BI-RADS’tır.

BI-RADS, meme görüntüleme bulgularının standart bir şekilde raporlanmasını sağlayan sınıflandırma sistemidir. Amaç farklı hekimler arasında ortak bir dil oluşturmak ve görüntüleme sonucuna göre sonraki adımın ne olması gerektiğini belirlemeye yardımcı olmaktır.

Genel olarak kategoriler şu şekilde düşünülebilir:

BI-RADS 0: İnceleme henüz tamamlanmamıştır. Ek görüntüleme veya önceki mamografilerle karşılaştırma gerekir.

BI-RADS 1: Negatif değerlendirmedir. Şüpheli bir görüntüleme bulgusu saptanmamıştır.

BI-RADS 2: İyi huylu bulgular vardır. Rutin tarama programına devam edilir.

BI-RADS 3: Bulgu büyük olasılıkla iyi huyludur. Genellikle kısa aralıklı görüntüleme takibi önerilir.

BI-RADS 4: Şüpheli bir bulgu vardır ve doku tanısı için biyopsi düşünülür veya önerilir. Bu kategori kendi içerisinde şüphe düzeyine göre alt kategorilere ayrılabilir.

BI-RADS 5: Görüntüleme bulguları malignite açısından yüksek derecede şüphelidir ve uygun doku tanısı gerekir.

BI-RADS 6: Daha önce biyopsi ile malign olduğu kanıtlanmış bir bulguyu ifade eder.

Burada özellikle BI-RADS 0 ve BI-RADS 4 sonuçlarının yanlış yorumlanabildiğini belirtmek gerekir.

BI-RADS 0, “kanser şüphesi çok yüksek” anlamına gelmez. Yalnızca mevcut incelemenin nihai değerlendirme için yeterli olmadığını ve ek bilgi gerektiğini belirtir.

Benzer şekilde BI-RADS 4 sonucu da kesin kanser tanısı değildir. Bulgunun görüntüleme özellikleri nedeniyle biyopsiyle değerlendirilmesinin uygun olduğunu gösterir.

Mikrokalsifikasyon görülmesi kanser anlamına gelir mi?

Hayır.

Kalsifikasyonlar meme dokusunda görülen küçük kalsiyum birikimleridir ve mamografilerde oldukça sık karşılaşılabilir.

Birçok kalsifikasyon tamamen iyi huylu nedenlerle oluşur.

Radyolog açısından önemli olan yalnızca kalsifikasyonların bulunması değil; boyutları, şekilleri ve meme içerisindeki dağılımlarıdır.

Bazı mikrokalsifikasyon kümeleri meme kanserinin erken evreleriyle ilişkili olabileceğinden daha ayrıntılı inceleme gerekebilir. Böyle durumlarda büyütme mamografi görüntüleri alınabilir.

Değerlendirme sonucunda kalsifikasyonların şüpheli özellik taşıdığı düşünülürse biyopsi önerilebilir.

Dolayısıyla mamografi raporunda “mikrokalsifikasyon” kelimesini görmek tek başına kanser tanısı anlamına gelmez.

Asimetri görülmesi ne anlama gelir?

İki memenin tamamen birbirinin aynısı olması beklenmez. Meme dokusunun dağılımında doğal farklılıklar olabilir.

Mamografide bir memede diğerine göre daha yoğun görünen bir alan saptandığında bu durum farklı asimetri tanımlarıyla raporlanabilir.

Asimetrinin önemi; önceki mamografilerde bulunup bulunmadığına, ek görüntülerde devam edip etmediğine ve ultrasonografide karşılığının olup olmadığına göre değişir.

Örneğin ek mamografi görüntülerinde ilk başta görülen yoğunluğun kaybolması, görüntünün normal dokuların üst üste gelmesinden kaynaklandığını düşündürebilir.

Ancak yeni ortaya çıkan veya zaman içerisinde belirginleşen bazı asimetriler daha ayrıntılı değerlendirme gerektirebilir.

Yine burada tek bir kelimeye bakarak sonuç çıkarmak yerine raporun tamamının ve BI-RADS kategorisinin değerlendirilmesi gerekir.

Biyopsi önerilirse ne olur?

Ek mamografi ve ultrasonografi sonrasında bir bulgunun görüntüleme özellikleri yeterince şüpheli bulunursa biyopsi önerilebilir.

Biyopsi, şüpheli alandan küçük doku örneklerinin alınarak patoloji laboratuvarında incelenmesini sağlar.

Hastalar için biyopsi kelimesi çoğu zaman oldukça korkutucudur. Ancak biyopsi önerilmesi ile kanser tanısı almak aynı şey değildir.

Biyopsinin yapılma amacı zaten bulgunun iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunu belirlemektir.

Meme biyopsilerinin önemli bir bölümü günümüzde açık cerrahiye ihtiyaç duyulmadan, görüntüleme eşliğinde iğne ile yapılabilir.

Bulgunun en iyi hangi yöntemle görüldüğüne göre ultrasonografi eşliğinde, mamografi veya tomosentez eşliğinde ya da bazı durumlarda MR eşliğinde biyopsi gerçekleştirilebilir.

Örneğin ultrasonografide net şekilde görülen bir kitle ultrason eşliğinde örneklenebilir. Yalnızca mamografide görülen şüpheli mikrokalsifikasyonlar için ise mamografi veya tomosentez rehberliğinde biyopsi tercih edilebilir.

Biyopsi sonucu iyi huylu çıkarsa süreç biter mi?

Çoğu zaman rahatlatıcı bir sonuçtur ancak burada önemli bir kavram daha vardır: radyolojik-patolojik uyum.

Biyopsiden elde edilen patoloji sonucunun, görüntülemede görülen bulguyu gerçekten açıklayıp açıklamadığı değerlendirilmelidir.

Örneğin görüntülemede şüpheli görünen bir kitleden alınan biyopsinin sonucu iyi huylu geldiğinde, radyolog ve ilgili hekim bu sonucun görüntüleme bulgularıyla uyumlu olup olmadığını değerlendirir.

Sonuç görüntülemeyi yeterince açıklıyorsa rutin takip veya belirlenen kontrol programı uygulanabilir.

Ancak patoloji sonucu ile görüntüleme bulguları arasında uyumsuzluk varsa ek örnekleme veya cerrahi değerlendirme gerekebilir.

Bu nedenle meme biyopsisi süreci yalnızca patoloji raporunun tek başına okunmasından ibaret değildir.

Kısa aralıklı takip neden önerilir?

Bazı bulgular kanser açısından yeterince şüpheli değildir ancak tamamen göz ardı edilmesi de uygun görülmez.

Bu tür durumlarda bulgunun zaman içerisindeki davranışını değerlendirmek amacıyla kısa aralıklı görüntüleme takibi önerilebilir.

BI-RADS 3 kategorisi bunun en sık karşılaşılan örneklerinden biridir.

Bu kategorideki bir bulgunun kanser olma olasılığı çok düşüktür; ancak stabil olduğundan emin olmak amacıyla belirli aralıklarla kontrol edilir.

Hastaların burada yaptığı hatalardan biri “Doktor zaten iyi huylu dedi” diyerek önerilen kontrolü yaptırmamaktır.

Takibin amacı bulgunun beklenen şekilde değişmeden kaldığını doğrulamaktır. Bu nedenle radyoloğun önerdiği kontrol zamanlarına uyulması önemlidir.

Eski mamografiler neden bu kadar önemli?

Meme görüntülemesinde zaman içerisindeki değişiklikler oldukça değerlidir.

Bugün görülen bir bulgunun yıllardır aynı şekilde mevcut olduğunun gösterilmesi, değerlendirmeyi önemli ölçüde değiştirebilir.

Bunun tersine daha önce bulunmayan yeni bir değişikliğin ortaya çıkması daha ayrıntılı inceleme gerektirebilir.

Bu nedenle farklı bir görüntüleme merkezine başvuruyorsanız eski mamografi, ultrasonografi veya meme MR görüntülerinizi mümkünse yanınızda bulundurmanız veya yeni merkezin erişimine açmanız yararlı olacaktır.

Yalnızca eski raporlar değil, mümkün olduğunda görüntülerin kendisi de önemlidir.

Sonuç çıkana kadar ne yapılmalı?

Şüpheli bir mamografi sonucu sonrasında yaşanan belirsizlik psikolojik olarak zorlayıcı olabilir. Ancak rapordaki tek bir kelime üzerinden kendi kendine sonuç çıkarmak çoğu zaman gereksiz kaygıyı artırır.

İnternette “BI-RADS 4”, “meme kitlesi” veya “mikrokalsifikasyon” gibi ifadeleri araştırdığınızda çok farklı hastalara ait sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.

Aynı ifade iki farklı kişide tamamen farklı klinik anlam taşıyabilir.

Bu nedenle en doğru bilgi, kendi görüntülerinizin ve klinik öykünüzün birlikte değerlendirilmesiyle elde edilir.

Ek görüntüleme önerildiyse randevuyu gereksiz yere ertelememek; biyopsi önerildiyse işlemin neden istendiğini ve nasıl gerçekleştirileceğini hekiminizden öğrenmek sürecin daha sağlıklı ilerlemesini sağlar.

Şüpheli mamografi sonucu bir tanı değil, değerlendirme sürecinin başlangıcıdır

Mamografide şüpheli veya açıklığa kavuşturulması gereken bir bulgunun görülmesi meme kanseri tanısı aldığınız anlamına gelmez.

İlk mamografiden sonra ek mamografi görüntüleri alınabilir, ultrasonografi yapılabilir veya önceki görüntülerinizle karşılaştırma istenebilir.

Bu değerlendirmeler sonucunda bulgunun iyi huylu olduğu anlaşılabilir ve rutin taramaya dönülebilir. Bazı bulgular için kısa aralıklı takip önerilebilir. Görüntüleme özellikleri yeterince şüpheli olduğunda ise kesin tanıya ulaşabilmek amacıyla biyopsi yapılabilir.

Burada amaç gereksiz işlemler yapmak olmadığı gibi şüpheli bir değişikliği göz ardı etmek de değildir.

Meme radyolojisinde doğru yaklaşım, şüpheli bulguyu adım adım karakterize etmek ve gerektiğinde görüntüleme ile patoloji sonuçlarını birlikte değerlendirmektir.

Mamografi sonrasında ek inceleme veya biyopsi önerildiyse, rapordaki ifadeleri tek başına yorumlamak yerine sonuçlarınızı meme görüntüleme konusunda deneyimli bir radyoloji uzmanıyla değerlendirmeniz sürecin neden gerekli olduğunu ve bundan sonra hangi adımların izleneceğini daha net anlamanıza yardımcı olacaktır.

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Tanı veya tedavi önerisi niteliğinde değildir ve kişisel tıbbi değerlendirmenin yerine geçmez.